Yayına Giriş: 29.07.2010 15:00:48
Güncelleme: 05.08.2010 17:04:27
Ege Bölgesi’nin Büyük Menderes Nehri ve Bafa Gölü’nden sonra üçüncü büyük sulak alanı olan Azap Gölü’nde yaşanan kirlilik nedeniyle doğal sistemin en üst basamağında yer alan kuşların bile ölmeye başladığı belirtiliyor.
Kuşadası Ekosistemi Koruma ve Doğa Severler Derneği (EKODOSD) Başkanı Bahattin Sürücü, zengin bir biyoçeşitliliğe sahip olan Azap Gölü’ne ilişkin hazırladığı raporun, göl suyunun, ölen canlıların tabanda çürümesiyle ortaya çıkan zehirli ’’Microcystis aeruginosa’’ içerdiğini ortaya koyduğunu belirtti.
Bahattin Sürücü, Azap Gölü’nün suyunun hiçbir canlıya içirilmemesi, gölden balık tutulmaması, suyunun tarımda kullanılmaması gerektiği konusunda uyarıda bulunduğunu da kaydetti.
Kirliliğin önlenmesi için Süleyman Demirel Üniversitesinden bir heyetin, Azap gölünde bilimsel inceleme yapacağı bildirildi.
Kuşadası Ekosistemi Koruma ve Doğa Severler Derneği (EKODOSD) Başkanı Bahattin Sürücü ve Süleyman Demirel Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Metin Lütfi Bayraktar, Azap Gölü’nde incelemelerde bulundu.
Rektör Prof. Dr. Bayraktar, inceleme gezisinin ardından yaptığı açıklamada, üniversite olarak sulak alanların kurtarılması ve korunmasına yönelik çalışmalarını 2007’den bu yana EKODOSD ile birlikte yürüttüklerini belirtti.
Bayraktar, ’’Ne yazık ki, bugün geldiğimizde gölde yaşanan olumsuzlukları gördük. Birçok canlının ölümüne ve gölün durumuna üzüldük. Neler yapılabilir diye önümüzdeki günlerde Süleyman Demirel Üniversitesi’nden ekip arkadaşlarımızla birlikte burada bir değerlendirme yapacağız. Ekosistemi ve sulak alanları, bu coğrafyanın en büyük zenginliği olarak korumak zorundayız.’’ dedi.
Bayraktar, göl kıyısında bir çok tarım ilacı kutusu gördüklerini, bu gözlemin bile aslında gölün zehirlenme nedenlerini bir miktar açıkladığını ifade ederek, ’’Bu konuda çiftçimizin ve bölge halkının duyarlı olması için EKODOSD’un ve üniversitemizin mutlaka gerekli çalışmaları yapması gerektiğini düşünüyorum’’ dedi.
EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü de Azap Gölü’nün bulunduğu coğrafyaya hayat veren çok önemli bir sulak alan olduğuna işaret ederek, gölün kirlilikten kurtarılabilmesi için üniversite tarafından yapılacak bilimsel incelemeyi çok önemli bulduklarını söyledi.